Eric Kim’den Sokak Fotoğrafçılarına Tavsiyeler

sf_manuel

Biraz sokak fotoğrafçılığına ilginiz var ve sokak fotoğrafçılarının bloglarını takip ediyorsanız Eric Kim hakkında da bir bilginiz vardır. Kendisi sokak fotoğrafçılığını sevenler için önemli bir mentor olmuştur. Ben de sıkça bloguna girip yeni yazılarını, videolarını zevkle takip ediyorum.

Geçen günlerde David Gibson’ın The Street Photographers Manual’ını edindim. Gerçekten güzel düşünülmüş bir kitap. Sokak fotoğrafçılığını sadece teorik olarak anlatmıyor, pratik bilgiler veriyor ve hali hazırda yapabileceğiniz projeleri gösteriyor.

Kitabın içinde bir sürpriz de Eric Kim’in çeşitli maddelerle sıralanmış tüyoları oldu. Ne kadar doğrudur bilemeyeceğim ama bunu çekip paylaşmakta sakınca görmedim. Umarım David Gibson’ı üzmemişizdir.

Sosyal Medya’da bu fotoğrafı paylaşınca bazı arkadaşlardan “İngilizce bilmeyenler ne yapsın?” serzenişleri geldi. Ben de sizler için çevirmeyi uygun gördüm.

Şimdi bu tavsiyeleri madde, madde inceleyelim. Maddeler Kim’in, yorumlar ise benimdir. Katılıp katılmamak sizlere kalmıştır.

eric_kimSosyal Medya takipçilerinizin sayısı değil kalitesi önemlidir.

İlk madde aslında tam olarak fotoğrafçılıkla ilgili olmasa da burada demek istenen sahte hesapları takipçi diye satın alıp kendinizi bir yerlere koymaya çalışmamanız. Az ama size sadık bir takipçi topluluğu ile sürekli bir bilgi alış verişinde bulunmak çok daha önemli.

Teçhizat değil, kitap alın.

Daha önce bunla ilgili bir yazı yazmışlığım vardı. Hangi lens hangi diyaframda en iyi netliği verir ya da zeis’in ikinci el piyasası nedir gibi garip bilgilerle kafanızı doldurup teçhizat manyaklığının tepelerine çıkmak yerine sevdiğiniz fotoğrafçıların kitaplarını alın. Onların işleri size ilham versin. Hem de makine üreticilerine para kazandırmak yerine bu işe gönül vermiş insanlara faydanız olsun.

Fotoğrafa harcadığınız paranın sizi mutlu etmesini istiyorsanız kendinize yatırım yapın (Makinelere, lenslere, tripodlara değil, gezmeye, workshoplara, eğitime para harcayın).

Aynen bir üstteki madde gibi harcamalarınız size değer katacak şeylere olsun. Kimse 3000TL’ye aldığınız yeni lensinizin performansını anlatmanızla ilgilenmiyor!

En ünlü fotoğrafçılar bile öldükten sonra iki ya da üç fotoğrafı ile hatırlanır. Eğer bunu başarırsanız fotoğrafa katkınızı tamamlamışsınızdır.

Burada Kim ile tam olarak aynı şeyi düşünmüyorum evet ilk akla gelen 2-3 fotoğrafı olabilir ama kitaplarını incelediğinizde size çok daha ilginç gelecek karelere rastlayabilirsiniz. Yani iki fotoğrafla ödüller aldım, insanlar beni tanıdı, işim tamamdır, hadi bana eyvallah demeyin.

Sadece billboard önlerinde yürüyen insanları gösteren fotoğraflar sıkıcıdır.

Bu işe yeni başlayanlara verdiğim tavsiyelerden biri de billboardlara arka plandaki yazılara dikkat etmeleri. Evet sadece billboard önünden geçen insanların fotoğrafları sıkıcıdır ancak arka plan ile öndeki insanı bir grafik uyumlulukta ya da hikayesel bir anlatımda yakalayabilirseniz işte o zaman güzel bir iş başarırsınız.

Post-processing (Türkçe’de fotoşop dediğimiz)’i ne kadar yaparsanız yapın ortalama bir fotoğrafı mükemmelleştiremezsiniz.

Bazı arkadaşlarda böyle bir algı var, Lightroom’da ya da Photoshop’da manüplasyonun dibini görünce fotoğrafın düzeleceğini umuyorlar. Ama zaten sokak fotoğrafı sert uygulamaları kabul etmez. O yüzden kamerada çekebileceğiniz en iyi görüntüyü çekin ve işlemede sadece tonlar, yeniden kadrajlama gibi ufak dokunuşlar yapın.

Sokak fotoğraflara koyduğunuz watermark (ya da imza) izleyicinin zevkini etkiler.

Siz her ne kadar fotoğraflarım çalınmasın diye yaptığınızı düşünseniz de koyduğunuz o garip imzalar ya da dev watermarklar fotoğrafınızın güzelliğini öldürmektedir. Bırakınız çalan çalsın. Yakalayın, para kazanırsınız.

Zamanınızın %99’unu editlemeye %1’ini ise Post-process’e ayırın.

Türkçe’de tam anlaşılmayan iki kavram var. Editing dediğimiz aslında çektiğimiz fotoğraflardan en iyileri seçmek, ayırmak demektir. Daha sonra bunlarla oynayıp manüpule etmeye ise Post-process ya da işleme diyoruz. Burada asıl önemli unsur doğru fotoğrafları seçmektir.

Sokakta yaşayan insanların, performansçıların basit fotoğraflarını çekmekten kaçının. Bunlar genelde etkisiz fotoğraflardır.

Bizim sıkça dile getirdiğimiz dilenci, sümüklü çocuk fotoğrafları bu kapsama giriyor. Bu insanların fotoğraflarını çekmek yerine para verin, yemek ısmarlayın daha iyi bir iş yapmış olursunuz. İlla çekecekseniz de bir hikayesi olsun.

Portfolyolarını görmeden diğer fotoğrafçıların yorumlarından etkilenmeyin.

Bunu ben hem negatif hem pozitif olarak alıyorum. Yani biri sizin fotoğrafınızı yerin dibine batırıyorsa da göklere çıkarıyorsa da bir bakın bu adam ne çekmiş de konuşuyor. Tabi bu kişi bir sanat eleştirmeni ise durum farklı.

Sosyal Medyadaki insanların %99’u sokak fotoğrafının ne olduğundan anlamaz. O yüzden aldığınız yorumlara, like sayısına vs çok takılmayın. Özel sokak fotoğrafçılığı gruplarına üye olun.

Üst madde ile benzer bir şekilde işi bilmeyen insanların beğenilerine güvenmeyin. Facebook, Flickr ya da forumlarda sokak fotoğrafçılığı ile uğraşan gruplara girin. Bu ve benzeri gruplarda gerçekten iyi fotoğrafçılar ile iletişime geçebilirsiniz.

Eğer bir fotoğraf projesi yapıyorsanız ve insanlar “Daha önce yapıldı o!” diyerek sizin motivasyonunuzu bozuyorsa dikkate almayın ve devam edin. Hiç kimse o projeyi sizin gibi yapamamıştır!

Projeler ileri seviyelerde başladığınız uğraşlar olacak. Ama başladığınızda “bilmem kim onu yaptı ödül de aldı” gibi yorumlar gelecektir. Bunları boş verin ve işinize yapmaya devam edin. Kimsenin sizin işinizi küçümsemesine de izin vermeyin.

Evet Eric Kim’in bu maceramızdaki notları ve benim de düşüncelerim bu kadar. Kendisini hala tanımıyorsanız bloguna mutlaka göz atın. Sokak fotoğrafçısı olsanız da olmasanız da yararlı olacak yazılar bulacaksınız.

Masis Üşenmez

galaksi_rehberi

Share Button
This entry was posted in Fotoğraf Dersleri, Fotoğraf Üzerine, Street Phography and tagged , , , , , .

One Comment

  1. Hasan Koca 18 Şubat 2015 at 15:20 #

    Masis Üşenmez’e yazısını web sitemde yayınlama izni verdiği için çok teşekkür ederim.