Ekspresyonizm

Wols, Alman ressam ve fotoğrafçı olan Alfred Otto Wolfgang Schulze’nin takma adıdır.

Natüralizm ve empresyonizme bir tepki olarak doğmuş olan ekspresyonizm (dışavurumculuk ya da anlatımcılık), sanatçının birey olarak duygularını anlatarak dışa vurması olarak ifade edilmektedir. Ekspresyonistler, dış dünyanın nesneleri ya da olaylarıyla ilgilenmekte, nesneyi parçalayıp onun arkasındaki gerçeği yakalamak istemektedirler.

Joel Peter Witkin: ‘Fotoğraflarımın bir kişinin ölümden önce gördüğü veya hatırladığı son şey kadar güçlü olmasını istedim.’

20. yüzyıl başlarında İskandinav (Norveç, İsveç) ve bazı Alman sanatçılarının oluşturdukları ve geliştirdikleri bir sanat hareketi olan ekspresyonizm, çağının psikolojik, ekonomik, politik ve dinsel sorunlarını, insanı ve yaşamın dramını dile getirmeye çalışmıştır.

Çift pozlamayla çektiği fotoğrafta Hans Bellmer ve bebek.

Duygusal ve öznel bir dünya görüşüyle belirlenen bireysel ilişkiler ve güçlü duygular en güç, en kaygılı, en acılı ya da trajik yanlarıyla ekspresyonizmin özünde yer almış, abartılmış renklerle ve çarpıtılmış biçimlerle anlatılmıştır. Ekspresyonist fotoğraf sanatçılarından birisi olan Wols, akımın etkisinde kalarak yaptığı “Ohne Titel” başlıklı 10 fotoğraflık çalışmasında, bebeklerin bozulmuş görüntüleri yer almıştır. Hans Bellmer de daha çok deforme edilmiş bebek fotoğraflarıyla tanınmış, çalışmalarında hem sürrealist hem de ekspresyonist boyutu birlikte görülmüştür.

Joel Peter Witkin, dinsel simge ve kompozisyonları sıkça kullanmıştır.

Joel Peter Witkin’in fotoğraflarında, hem sürrealist hem de ekspresyonist özellikler bulunmakta, mitolojik figürler, dinsel simge ve kompozisyonlar, ölüler, özürlü insanlar, deformasyon, ahlak dışılık ve çirkinliklerle dolu düşsel bir atmosfer yer almaktadır. Belgesel fotoğraf alanında son dönemde yaptığı foto-röportajlarla adından söz ettiren Sebastiao Salgado’nun fotoğraf çalışmalarının da içeriksel ve biçimsel düzeninde, politik ve ekonomik sorunları incelemesi ve bazı fotoğraflarında dikkati çeken koyu tonlar ekspresyonist yaklaşımın izleri olarak görülmektedir.

Sebastiao Salgado’nun fotoğrafları, zaman ve mekanlardaki belirli olayların kayıtları olmasına rağmen, bu özgünlüğü aşma ve hatta evrenselliğe işaret etme gücüne sahiptir.

Türk fotoğraf tarihinde önemli bir yere sahip olan Bahaettin Rahmi Bediz’in, yaşadığı dönemin aydın ve sanatçılarıyla yaptığı portre çalışmalarında ise, yetkin bir “Ekspresyonizm” vurgusu bulunmaktadır. Çektiği her karede, yaratma güdüsü, ritmi, duygu, düşünce ve düş dünyası arasında kurduğu denge dikkat çekmektedir.

Rahmizade Bâhâeddin (Bahaettin Rahmi Bediz), fotoğraf tarihçilerinin pek çoğuna göre ilk Türk Müslüman fotoğrafçıdır.

Share Button
This entry was posted in Fotoğraf Akımları and tagged , , , .