Category Archives: Belgesel Fotoğraf

Cumhuriyetimizin Bilinmeyen Sırrı

Cumhuriyetin ilanından 2 yıl sonra, yani Ekim 1925’te Fahrettin Altay Paşa Çankaya’da Atatürk’ün misafiridir. Zihnini hep meşgul eden bir soru vardır. Acaba Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti neden 29 Ekim’de ilan etmiştir. Neden 27 Ekim veya 1 Kasım değil?

Çankaya Köşkünde yemek sonrası Atatürk’ün yanına gider. “Paşam benim dikkatimi çekmiştir. Cumhuriyetimizin ilanının 29 Ekim gecesine denk gelmesi acaba bir tesadüf müdür? Üç gün evvel, beş gün sonra da olabilirdi” der.

Bunun üzerine Atatürk şunları söyler:

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Üzerine, Fotoğraflar Tagged , , , , , |

Yedigöller’e Ne Zaman Gidilmeli

Biri bana “Yedigöller’e ne gitmek gerekir” diye sorsa, elbette cevabım; “her zaman” şeklinde olacaktır. Elbette ki, dört mevsim apayrı güzel Yedigöller. Fakat sorudan kasıt, “en iyi sonbahar fotoğraflarını çekmek” için uygun zaman olduğu için cevabım daha kesin olacaktır.

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraf Üzerine, Fotoğraflar Tagged , , , , , , , |

Yeşil Türbe Neden Mavidir?

Yeşil Türbe, Çelebi Sultan Mehmed tarafından 1421 yılında, Yeşil Cami’nin güneyine inşa ettirilmiştir. Sultanın ölümünden 40 gün önce inşası bitmiştir. Dışı tamamen çini kaplı olması açısından bir örneği daha yoktur ve bir anlamda fetret devrinin ardından Osmanlının şahlanışının anıtsal bir simgesidir. Çelebi Sultan Mehmed Edirne’de vefat ettikten sonra Bursa’ya getirilerek türbesine defnedilmiştir.

Adı yeşil olmasına karşın türbenin dışı ve içi mavi çinilerle kaplı olduğundan, görünüşü mavidir. Çoğunluk bu rengin turkuaz rengi olduğunu ve bu sebeple de Yeşil Türbe diye adlandırıldığını iddia eder. Yanındaki caminin ve semtin adı da Yeşil’dir. Gerçekte “yeşil” isminin nereden geldiğini öğrenmek ister misiniz?

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraflar Tagged , , , , , , , , |

Cağ Kebap Tartışması

Geleneksel olarak Erzurum’un Oltu ilçesinde yapılan cağ kebabı, önceden terbiye edilmiş etin yatık bir şişe geçirilip odun ateşi üzerinde pişirilmesiyle hazırlanır. Cağ (veya bico) adı verilen şişler kullanılarak servis yapıldığından bu adı almıştır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde anlamına bakınca, karşılığında Oltu kebabı yazmaktadır.

Cağ kelimesi başta Erzurum Ağzı olmak üzere, Kütahya, Sinop, Amasya, Tokat, Trabzon, Çorum, Samsun, Gümüşhane, Rize, Artvin, Kars, Erzincan, Tunceli, Malatya, Elazığ, Urfa, Maraş, Sivas, Kayseri ve Niğde gibi birçok yöremizde “çorap örmek için kıllanılan şiş” anlamında kullanılmaktadır.

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraflar, Gezi Yazılar Tagged , , , , , , , , , , |

Murat 124’e Neden “Hacı Murat” Denir?

“Murat 124” nam-ı diğer “Hacı Murat” 1971’de Bursa’daki Tofaş Otomobil fabrikasında Fiat 124 şasesine oturtularak üretilen Türkiye’nin yabancı lisanslı ilk otomobilidir. 1971-1977 arasında 134 bin 867 adet üretilmiştir. Kuş serisinin üretiminin başlamasıyla 1977 yılında üretimi durdurulmuştur. Murat adı Fiat markasının Türkiye’ye uyarlanmasıdır.

Hacı Murat lakabının nereden geldiği ile ilgili birçok şehir efsanesi olmakla birlikte en çok rağbet görenleri şunlardır;

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraflar, Gezi Yazılar Tagged , , , , , , |

Çibörek Mi, Çiğbörek Mi?

Her ne kadar TDK sözlüğü konuya “çiğbörek” açıklamasını getirmiş olsa da, Eskişehir’de bulunan Kırım Çibörekçisi gerek duvarda asılı kocaman bir pano, gerekse masalardaki servislerinde doğrusunun “çiğbörek” değil, “çibörek” olduğunu uzun uzun anlatır. Fakat tartışma bu kadarla da kalmaz. Kimileri de böreğin gerçekte “şıbörek-şibörek”,  “şırbörek-şirbörek” olduğu iddiasındadırlar.

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraflar Tagged , , , , , , , |

Bursa’nın Sultanları

Osmanlı İmparatorluğunu 1299-1922 yılları arasında yöneten 36 padişahtan ilk altısının kabri Bursa’da Bulunmaktadır. İşte Bursa’nın Sultanlarının türbeleri…

1. Osman Gazi Han

OSMAN GAZİ TÜRBESİ

Kabri Bursa’da Osman Gazi Türbesi’ndedir.

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraf Sunumu, Fotoğraflar Tagged , , , , , |

İlklerin Kenti Zonguldak

Hayatımın çoğunu edebiyat içinde yolculuklarla geçirdim. Bu yolculuklarıma Zonguldak’ın ilklerini ekledim son zamanlarda. Araştırmanın ucunu bulmak hayli zor olsa da, bir yerden başlamak istedim. Hatırladıklarımın, öğrendiklerimin yanında, varlığını sürdüremeyen birçok güzelliğin bugüne erememesine üzülsem de, o güzelliklerin birçoğunu görmüş olmanın sevincini de yaşadım.

Zonguldak deyince akla ilk gelen, Kozlu’nun Kestaneci Köyü’nde bulunan taş kömürüdür elbette. İlk bulunduğundan bu güne kadar kederi de, sevinci de devam eden. Babamın gırtlağına yapışan ecel, ellerinin çatlağındaki bayram harçlığımız, Tevfik Usta’ya ısmarlanan ayakkabılarımız, Kasap Rıza’nın kıymasıydı kömür. (Her iki dükkân da aynı duruşuyla hala ayakta. Nerde mi? Eski itfaiyenin yanından geçen, Ontemmuz’a çıkan bayır yolun tam sağ dönemecinde.)

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraflar, Gezi Yazılar Tagged , , , , , |

O Fotoğrafın Sırrı


Rize’de bir ilköğretim öğrencisinin doğum yapan bir keçiyi çantasında taşırken çekilen fotoğrafı internette beğeni rekoru kırdı.

İkizdere ilçesine 10 kilometre uzaklıktaki Yağcılar Köyü’nde hayvancılıkla geçimini sağlayan Atilla Bilgin’in 11 yaşındaki kızı Hamdu Sena Bilgin, keçileri barınaktan çıkardı.

Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraflar, Haberler Tagged , , , , , , |

Dan Eldon

18 Eylül 1970 – 12 Temmuz 1993

Londra’da doğan Dan Eldon, çok küçük yaşlardan itibaren mizah duygusu gelişmiş bir çocuktu. Dan yedi yaşındayken ailesi Nairobi, Kenya’ya taşındı; burada İngiliz okuluna devam eden Dan gaddar matematik öğretmeni tarafından sürekli tartaklanınca ”okul fobisi” ortaya çıktı, kaydı her milletten öğrencilerin bulunduğu uluslararası bir okula alınınca okulla arası düzeldi. 1982’de Kenya’daki darbeden kıl payı kurtulduysa da, siyasal kargaşanın sonuçlarının bilincine varacak kadar olayların içindeydi. Bu dönemde gazetecilik yapan annesine görevlerinde eşlik etti, hatta birkaç fotoğrafı yerel gazetelerde yayımlandı. On beş yaşındayken Dan kendi defterlerini yapmaya başladı: kalın, şişkin defterlerin sayfalarını kolajlar fotoğraflar ve tuhaf çizimlerle doldurdu. Mezun olduktan sonra New York’a gitti, çok genç olmasına rağmen ”Mademoiselle Magazine”de kolaylıkla iş buldu.

We cannot display this gallery Continue reading »
Share Button
Also posted in Fotoğraf Hikayesi, Fotoğraf Üzerine Tagged , , , , |