BASMANE

Sizleri bu ay tarihi bir semte götürüyorum: Basmane'ye

Sizleri bu ay tarihi bir semte götürüyorum: Basmane’ye

BASMANE

Hikayemiz 1492 yılının Mart ayında başlar. İspanya’nın Katolik kralları İsabel ile Aragon’lu Ferdinand Katolik bir İspanya yaratmaya karar verirler. Dinlerini değiştirmeyi ret eden bütün Müslüman ve Yahudilerin İspanya’yı terk etmesi istenir.

dikis_makinesi

Bazı tarihçilere göre sayıları 200.000’i bulan İspanyol Yahudileri Avrupa’nın kuzeyine ve bütün Akdeniz bölgesine yayılırlar. Yine bazı tarihçilere göre bunların 93.000 kadarı Osmanlı İmparatorluğu’na gelirler ve zamanın sultanı II. Bayazıd tarafından kabul edilirler. 16. yüzyılın sonuna kadar göç etmeye devam eden bu toplum adını İbranice’de “İspanya” anlamına gelen “Sefarad” kelimesinden alarak kendilerine “Sefaradlar” adını takarlar.

basmane_adam

1492 yılında İspanya’da başlayan zorunlu göçün sonucunda Anadolu’ya geçen Sefarad Yahudilerinin bazıları İzmir’e yerleşmişti. Yahudiler İkiçeşmelik, Agora, Tilkilik, Basmane semtlerinde oturmaktaydılar. Bu yoksul Yahudi ailelerinin çoğu, bugün aile evi de denilen, İzmirlilerin Yavuthane, Sefarad Yahudilerinin ise “Kortejo” dedikleri evlerde yaşıyorlardı.

otel_kadin

MEŞELİK’TEKİ BİR GECEKONDUDAN KORTEJO’YA

Yaklaşık 25 yıl önce, Eskişehir’de Tıp Fakültesi’nin yanında, çoğunluğunun doğu illerinden göçtüğü Meşelik Mahallesindeki evinde kitaplardan, sanattan, çoğunlukla da müzikten konuştuğumuz Savaş Solak’la, bu kez İzmir’deki evinde konuşuyorduk. Belki o zamanlar üzerine çok da konuşmadığımız bir konu daha vardı aramızda ortak olan; fotoğraf. Bayraklı 15 Nolu İsmet Akman Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan bu eskimeyen dostumla 20 yıl sonra bir araya gelmiştim. Kendisinin Çizgelikedi Görsel Kültür Merkezi’nde yaptığı çalışmalarını ve çektiği fotoğraflarını uzun zamandır sosyal medya aracılığı ile takip etmekteydim zaten. Savaş’tan en çok öğrenmeyi istediğim hikaye Kortejo Evlerinin hikayeleriydi.

savas_solak

BİROL ÜZMEZ’İN İZİNDE

Kortejolar dendiği zaman Zonguldak’ta doğup büyümüş ve yıllar sonra İzmir’e yerleşmiş Fotoğraf Sanatçısı ve Belgesel Fotoğraf Ustası Birol Üzmez ve eşi Tülin Üzmez’in yaptığı çalışmaları hayranlıkla ve defalarca incelemiştim. Onların fotoğraflarından tanıdığım bu evleri, burada yaşayan insanları görmek için can attığımı gizleyemem. Savaş’a İzmir’e fotoğraf çekmek için geldiğimi fakat önce Birol Ağabey’i Kemeraltı’ndaki meşhur 45lik Plak Evi’nde ziyaret etmeyi istediğimi söyledim. Sabah erkenden yola koyulduk. Birol Üzmez’i ziyaretimizden sonra Basmane sokaklarına doğru yola koyulduk.

birol_uzmez

DAYANIŞMA İÇİNDEKİ YAŞAM

Kortejo aslında sözlük olarak “avlu” anlamındadır. Tek bir kapıdan girilen, avluda ortak bir çeşmesi bulunan, alt üst birer odası olan bir tür “komün” yaşam evidir. Giriş kapısı kapandığında, buradaki aileler kendi başlarınadır. Dış dünya ile temasları tamamen kesilmiştir. Hem korunaklı, hem de dayanışma içindedirler. Yahudiler buradaki daracık odalarda uzun yıllar yaşadılar. Mutfak, banyo, tuvalet gibi mekanların ortak kullanıldığı Kortejolarda yaşam kolay değildi… Soğuk kış günleri Kortejo mutfaklarının sıcaklığından faydalanan aileler, ocak ve maltızlarda Sefarad yemekleri pişirip, Sefarad şarkıları söyleyerek geleneklerini devam ettirdiler… Kortijolar, bugün İzmir’in yemek kültürü ile harmanlanmış olan ve İzmir’in simgelerinden birine dönüşen “boyoz”un ve “subiya”nın da (kavun çekirdeğinden yapılan şerbetimsi bir içecek) İzmir halkı ile buluşma noktası olmuştur.

basmane_kadin

TARİHİ MİRASTAN, UCUZ PANSİYONLARA

Savaş’la gezmeye başladığımızda, benim çok uzak olduğumu bildiğim bir tarihe tanıklık ediyorduk. Ancak binalar bakımsızlıktan bozulmuş, çoğu, kırsal kesimden gelenlerin yaşam mücadelesi verdiği ve ayakta kalmaya çalıştıkları birer viraneye dönmüşlerdi. Kortejolarda yaşanılan aşklar, dostluklar, komşuluklar, söylenilen şarkılar, birlikte yenilen yemekler yoktu artık. Birçoğu Afrika kökenli insanların kaldığı ucuz pansiyonlara dönüşmüştü. O kendine özgü mimarisi olan, avluda yemeklerin pişirildiği, şarkıların söylendiği, Şabatların kutlandığı evlerde pislik, yıkıntı, ağır bir koku hakimdi. Yahudi kültüründen geriye çok fazla bir şey kalmamıştı.

pansiyoncu

BİR AVLU BİR KENT

Canan Altınbulak’ın 2010 yılında yaptığı belgesel kısa filminden bahsediyor Savaş. Filmin çekildiği otele giriyoruz. Her şey fotoğraf kadrajında yerli yerine oturtulmuş gibi bir mekan. Önce gözlerimle çekiyorum fotoğrafları. Acımakla imrenmek arasında gidip geliyorum burada kalanların hayatlarının içine daldıkça. Elbette ki yalnızlıklarına ve yoksulluklarına değil özenmem, tüm bu çaresizlikleri ve sefil hayatlarına rağmen birbirlerine tutunmalarına imreniyorum.

otel

1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla büyük bir göç başlamış oldu. Ancak bu göçü tetikleyen olayları da unutmamak gerekir. Sözgelimi, 1942 – 1943 yılında çıkarılan Varlık Vergisi sonucu Aşkale sürgünleri, 1934’teki Trakya olayları, 6 – 7 Eylül 1955’te İstanbul’da azınlıklara yapılan saldırılar… Yakın tarihimizde yaşanılan bu türden siyasi olaylar ve saldırılar nedeniyle İzmir’den ve birçok şehirden Yahudiler ayrıldı. Geriye çok az bir nüfus kaldı. Onlar da İzmir’in merkezi semtlerine geçtiler. İşte bu göç sonrasında “kortejolar” boşaldı, kimsesiz kaldı. 1950’lilerin sonundan itibaren İzmir’e kırsal kesimden gelenler kortejoları doldurdu. Bu otel de buradan göç eden Yahudilerden satın alınmış, yıllardır o eski haliyle 3. sınıf bir otel olarak kuşaktan kuşağa devredilmiş. Şimdi hala kimsesizlere bir barınak olmayı sürdürmekte.

otel_musterisi

PAŞAYAKOV KORTEJOSU

45 haneli olan Paşayakov Kortejosu kalın duvarlar arasında, iki kapılı, ikişer katlı odalardan oluşan bir yer. Kapılardan birinden girince girişte büfeye benzer bir bölmede duran, kortejonun şu anki sahibi Dr. Cevahiri Bey’in haftalık kiraları toplamak için görevlendirdiği bir kadın gözümüze ilişiyor. Burada eskiden sadece Yahudiler oturmaktaymış. Tuvalet, banyo ortak olduğu için alt katlar yemek odası, mutfak, oturma odası, üst katlar yatak odası olarak kullanılırmış yani altlı üstlü kiralanırmış. Burada yaşayanlar aylık kirayı toplu olarak veremedikleri için haftalık kira alınırmış. Şimdi işe kıt kanaat geçinmeye çalışan çoğu tekstil işiyle uğraşan küçük esnafların kalanların çoğunluğunu oluşturduğunu söylemek mümkün. Çoğu yalnız yaşayan ve tek göz bu odalarda hem işlerini sürdürmeye çalışan, hem de burada yaşayan insanlar. Kiralarsa hala haftalık toplanmaya devam ediyor.

pasayakov

YUKARILARA ÇIKTIKÇA KÜLTÜR DEĞİŞİYOR

Basmane’nin sokaklarında gezmeye devam ediyoruz. Savaş ve bana eşimde refakat ediyor. Dar sokaklar, tarihi evler, Anadolu’nun yaşam tarzını çok da değiştirmeden devam etmiş duru insanları ile konuşurken, çoğu zaman yanımızda bir kadın olmasının avantajlarını da yaşıyoruz. Benim yaşımdakilerin çocukken oynadığı oyunları, şimdi bizim nesil çocuklarının bilmediğimden yakınmışımdır bir çok zaman. Ama Basmane Çocuklarının oynadığı oyunlar bana çok eskilerden tanıdık geliyor. Birçok sokak arasında yerde tebeşirle çizili seksek oyunu çizgilerini görmek beni çocukluğuma götürüyor. Hele de bizim “sıcancık” dediğimiz şeytan uçurtmalarını uçuran, hala körebe, saklambaç, hatta taso oynayan çocuklar görmek, bana burada teknolojinin bizi tutsak almaya çabalamasına karşın “hala bir ümit var” duygusunu hissettiriyor. Çoğu Güneydoğu’dan göç etmiş bu insanlar, bir Metropol’e karşı dim dik ayakta durabiliyor.

mardinliler

Son yıllardaki Suriyeli göçü nedeniyle, Basmane’nin hemen her sokağında bir ya da birkaç Suriyeli aile yaşamakta. Tıpkı yıllar önce yaşadıkları ülkeden bir nedenle sürülen ya da göç etmek zorunda kalan Sefarad Yahudilerini o zamanki yerel halk nasıl arasına kabul etmişse, bugün de Basmane’nin sonradan Anadolu’dan göçle gelip birçok İzmirlinin ikincileştirdiği yeni Basmane halkı tarafından, ülkelerinden bir nedenle göç etmek zorunda kalan yeni misafirleri de öyle kabul görmüşe benziyor. Belki bir gün İzmir deyince aklımıza Humus, Lahmacun ya da Falafel gelir, ne dersiniz.

suriyeliler

Basmane nerededir? Basmane; İzmir Konak ilçesine bağlı bir semttir. Bu bölgede çok sayıda eski Türk evi bulunmaktadır. 20.yy’ın ilk yarısına kadar Basmene’de Yahudiler ve Türkler birlikte yaşamaktadır. Kortejo denilen ve genellikle bir avluya açılan tek odalı yerleşim birimlerinden oluşan Yavuthanelerden bazıları harap da olsa günümüzde varlığını devam ettirmektedir. Otelleri ile meşhurdur. Adını bir zamanlar burada kurulmuş olan ve çoğunluğu gayrimüslimlere ait olan basma kumaş işletmelerinden alan semttir. Basmane sınırları içinde tren garı ve fuar alanı bulunmaktadır. Çankaya, Alsancak, Kemeraltı, Tepecik gibi semtlerin tam ortasındadır.

Share Button
This entry was posted in Fotoğraflar, Gezi Yazılar and tagged , , , .