AĞVA

Gezi yazılarımın ikincisi harika doğası ile Ağva

Gezi yazılarımın ikincisi harika doğası ile Ağva

AĞVA

Bugün batıda Bursa ve İstanbul, doğuda Kastamonu ve Bartın ile sınırlanan bölge, antik çağda Bitinya (Bithynia) ismiyle biliniyordu. Bitinyalılar (Bithyn kavmi) göçmen Trakyalılardı. Yunan mitolojisine göre, Troya’dan dönerken şiddetli fırtına nedeniyle Trakya’da kıyıya çıkan prens Demephon, kral Phyleus’un misafiri olur. Thrakia kralının kızı Phyllis misafir prense aşık olur. Thesseus’un oğlu Demephon da genç kızın aşkını karşılıksız bırakmaz, karşılık verir, sonsuza dek birlikte olma sözü verir ona. Demephon, ülkesine dönüp yarım kalan işlerini tamamlamak için sevgilisinden izin ister. Phyllis sevgilisinin sözüne güvenerek bu izni verir. Kararlaştırdıkları günde genç kız Demephon’un gemisini görmek için limana kadar yürür ama prens gelmez. Demephon evlenip çocuk sahibi olmuştur bile. Çok uzun zaman geçtikten sonra Phyllis, Demephon’un dönmeyeceğini anlar. Trakyayı terk edip Bitinya’da iki suyun arasındaki bir köye yerleşir. Üzüntüsünden kendini asıp meyve vermeyen ve yeşermeyen bir badem ağacına dönüşür. Bu ağacın yanındaki nehir de Pyhllis’dir. İstanbul Boğazı ile Sakarya Nehri’nin tam ortasında bir yerlerde bulunduğu söylenmekle birlikte hangi akarsu olduğu net değildir.

ağva_panorama

Fakat Phyllis’in Ağva’daki Yeşilçay olması kuvvetle muhtemeldir. Rodos’lu Apollonius’un Argonautika’sından Phyllis’in diğer bir adının da Psillus olduğunu biliyoruz. Psillion/Psillium Ağva’dır. Tıpkı Calpe’nin Kerpe, Rhoe’nin Cebeci, Artane’nin Şile, Rheba’nın (Ad Herba) Riva Deresi olduğu gibi. Eğer gerçekten de Phyllis Ağva’da ise o zaman Ağva’daki iki dereden (Göksu ve Yeşilçay) yeşil renkli olanın Phyllis olması daha muhtemeldir. Çünkü “phyllis”, Yunanca “phyllon”dan (yaprak) türemiş bir sözcüktür. Bunu dedikten sonra Türkçe Vikipedi’nin Ağva makalesinden şu cümleyi aynen alalım : “Ağva’nın doğusunda kalan Yeşilçay, adını her iki sahilindeki bitki örtüsünün suya yansıyan renginden almıştır”. Aynı makaleden son bir cümle : Ağva, Latince “iki dere arasına kurulmuş köy” ve “su” anlamına geliyor”.

ağva_balıkçı

HANGİ YOLDAN GİDECEĞİZ?

Hangi yoldan gideceğiz, diye soruyor bacanak, bir yandan aracı kullanıp, bir yandan da yol kenarlarında açmış birbirinden güzel gelincikleri seyrederken. Henüz Kandıra’ya gelmeden bir Ağva tabelası gözümüze ilişiyor, körlemesine giriyoruz yola. Yaklaşık yarım saat sonra varıyoruz kalacağımız otele. Eskiden yalnızca birkaç pansiyonun olduğu Göksu Irmağının neredeyse tamamı otel ve pansiyonlardan oluşuyor. Bir İstanbul Masalı dizisinden sonra herkes daha da ilgilenir olmuş Ağva’yla. Bu da burada bulunan konaklama alanlarını oldukça arttırmış. Otele yerleştikten sonra hemen Ağva’nın merkezine gitmeye karar veriyoruz hanımlarla birlikte. Fakat çocuklar otelin bahçesini görünce oynamak istiyor, hamakta sallanmak, özgürce yuvarlanmak çayırların üzerinde.

ağva_tekne

YEŞİLÇAY

Beldenin merkezi küçük dükkanları olan, özgürce yürüyüşler yapabileceğiniz bir yer. Sahilde bir deniz feneri mevcut. Etrafı insanların rahatlıkla oturup, denizi seyretme fırsatı sunuyor. Hemen solunda ise uzun bir sahil. Mayıs ayında su biraz soğuk olsa da, insan en azından ayaklarını suya sokmak istiyor. Ağva ayrıca balıkçı teknelerinin mekânı. Derelerde kano veya deniz bisikleti ile gezinti yapılabiliyor. Motorlu teknelerle birkaç saatlik gezintiler organize edilebiliyor. Çocuklar biraz direniyor tekneye binmek için. Yeşilçay’da bir tekne kiralayıp ırmağı gezmeye başlıyoruz. Yeşilçay’ın en yeşil olduğu zamanda geldiniz, diyor teknemizin kaptanı, tekneye mazot doldururken. Evet aylardan mayıs ve biz Ağva’da güneşli bir günde şehir yaşantısının tüm sıkıntılarından uzaktayız. Yeşilçay’da bir tekne kiralayıp ırmağı gezmeye başlıyoruz. Yemyeşil bir nehir, masmavi bir deniz, çimenler, ağaçlar; işte gerçek dinlendirici tatil bu…

ağva_kayıkçı

NELER YAPILIR?

Neler yapabilirim orada derseniz, yemyeşil çimenlerin üzerinde kitabınızı okuyabilir, doğal ürünlerle kahvaltı edebilir, nehirde deniz bisikletiyle veya sandallarla gezinti yapabilir, denize girebilir, keyifli kafesinde kahvelerinizi yudumlayabilirsiniz. Akşam yemeğiniz de sizi şömine başında bekliyor olacak. Hele ki şarap sever biriyseniz seçeneklerini görünce keyiften ölebilirsiniz.

Oteller kısmına gelirsek, şöyle düşünün nehir kenarında ya da deniz kenarında kalabilirsiniz. Şimdi başta bana da deniz daha iyi geldi ama yemyeşil nehri gördüğünüz anda pişman olabilirsiniz derim ben. Buranın özelliği olağanüstü güzellikteki bu manzarası, hem de yaz kış.

Nehir kenarında araba ile ulaşabileceğiniz yolu olanlar ya da karşı tarafında teleferik tarzı bir aletle ulaşabileceğiniz oteller mevcut. O da romantik olabilir belki ama biz ulaşımın kolay olduğu bir otel seçtik.

ağva_göksu

NASIL GİDİLİR?

ağva_sahilİstanbul’a 97 kilometre uzaklıkta olan bu şirin beldeye ulaşmak için öncelikle Şile’ye gitmek gerekiyor. Şile’ye kadar yol otoban kalitesinde. Şile’ye ulaştıktan sonra; iki seçenekle Ağva’ya gidilebiliyor:

Birincisi, sahil yolu; Şile Çayırbaşı’ndan iki yol ayrılıyor. Sahil yolu, Kabakoz, Akçakese yolunun devamında Şuayipli ile karşılaşıyorsunuz. İsaköy dönüşüne gelinince Ağva tabelaları yardımcı oluyor.

Şile’den Ağva’ya ikinci yol güzergahı ise; Çayırbaşı’ndan, Teke Köyü’ne giden yolu takip edip Teke, Gökmaslı ve İsaköy istikametinin devamında Ağva’ya ulaşmak.

Gebze tarafından ulaşım için; Mollafenari istikametine doğru gidip Tem yolunu takip ederek, soldan Teke yoluna sapmak, Teke’ye gelince de sağdan İsaköy yoluna girmek gerekiyor.

İzmit tarafından ulaşım için; Kandıra otobanı ile ilk önce Kandıra, Akçaova ve sonra Ağva’ya ulaşılabiliyor.

İstanbul Ağva arası mesafe 108 kilometre olup, araçla ortalama 2 saat 50 dakika sürmektedir.

Kocaeli Ağva arası mesafe 48 kilometre olup, araçla ortalama 1 saat 10 dakika sürmektedir.

Bursa Ağva arası mesafe 194 kilometre olup, araçla ortalama 3 saat 20 dakika sürmektedir.

Ankara Ağva arası mesafe 404 kilometre olup, araçla ortalama 5 saat sürmektedir.

İzmir Ağva arası mesafe 515 kilometre olup, araçla ortalama 7 saat 30 dakika sürmektedir.

ağva_yeşilçayPhyllis’in ağaca dönüştüğünü öğrenen Demephon büyük bir suçluluk duyup Phyllis’in ülkesine gelir. Phyllis’in dönüştüğü kuru badem ağacına sarılıp ağlamaya başlar ve gözyaşları ağacı yeşertir, çiçeklendirir.

Badem ağacının yapraklarını döktüğü mevsimse, Phyllis’in öldüğü mevsimdir. Phyliss, tıpkı badem ağacının güzel havaya kandığı gibi kanmıştır aşığının ömür boyu birliktelik sözüne; badem ağacının yemişe durmadan karayele çarpılması gibi çarpılmıştır karasevdaya. Bu sevdanın meyvesidir badem.

Share Button
This entry was posted in Fotoğraflar, Gezi Yazılar and tagged , , , .